ĸάяdэ£эή's profilekardelen adlı kişinin al...PhotosBlogGuestbook Tools Help

Blog


    Kovdum Kendimi Yüreğinden...

    Kovdum Kendimi Yüreğinden


    Sevdanın denizlerine rotasız bir gemiydim.

    Sana yolculuğa çıkmadan önce,

    Bütün aşklarımı, acılarımı,

     sevinçlerimi bir kenara koyup,

    Azıksız birtek yüreğimle baş koymuştum bu yola.

    Yolum uzundu, karmaşıktı ve tehlikeliydi...

    Tüm bunları biliyor, bile bile lades dercesine

    İstiyordum bu sefere çıkmayı...

    Senin yanında olmak, sesini duymak için

    Sarfettiğim bu çaba öylesine güzeldi ki...

    Bir gün ışığın göründü uzaktan, işte ordaydın!

    Arkamda bıraktığım bir nokta olarak kalmış

    Sen önümde büyüyordun,

     gülen gözlerinle beni çağırıyordun...

    Önce ellerini tuttum,

    sonra gözlerine daldım...

    Senden aşk dilerken,

    sen gerçekleri sundun önüme...

    Sevdalarımı sorguladın,

    rüyalarımı benden geri aldın.

    Bu fırtınalı denizlerde sana duyduğum ihtiyaç,

    Senin yüreğimi tokatlayan sevdan

    beni isyankar etti...

    Düşünemiyordum artık,

    geri dönülmez bir yola girdiğimi biliyor,

    Ancak bu yolda her pahasına yürümeye karar vermiştim.

    Kırgınlıklarımızla, hasretimizin koynundaki acıyla,

    Geceler boyu başbaşa kaldık,

    sorular sorduk kendimize...

    Nereden başlarsak orada bitirdik,
    bir çıkış yolu bulamadık!
     

    Etiket güncelleştiriliyor...
                                

    Ve sonunda bu denizin sonu görünmüştü...

    Daha karaya ayak basmadan,

     fırtınalar dalgaları çağırdı kükreyerek...

    Gücüm kalmamıştı,

    bilinmez bir yola doğru gittiğimi biliyordum!

    Çaresiz kollarımla birkez daha

    sana ulaşmayı denedim.

    Ancak sen duymuyordun,

     belki de duymak istemiyordun.

    Ancak beni görüyordun.

    Çaresizlik denizlerinde kayboldum sonra.

    Şiirlerim, sevdalarım

    ve gecelerimle başbaşa kaldım.

    Bir kez daha yenildim aşka...

    bir kez daha yenildim çok sevmeye...

    Şimdilerde gönlümün yelkenlerini toplamaktayım.

    Tövbeler ettim,

     bu denizlere bir daha çıkmamaya...

    Bir daha hiçbir yüreğe

     girmemeye yeminliyim!!..

    Seni kendim kovdum, yüreğinden...

    Bir daha girmemeye,

    bir daha sevmemeye söz veriyorum...

    Seni sevdiğimi, kurda, kuşa söylüyorum;

    Ama asla

    Aşk dilemiyorum

    ...




    TÜKENDİM...


     Herkesin gördüğünden çok farklıyım şimdi 
     İçimin derinliklerinde kopan fırtınalarımla yapayalnızım 
     Kendi sessiz dünyamda… 
     Karanlık ve dipsiz bir kuyudan aşağı doğru düşüyorum 
     Ve tutunacak tek bir dal kalmadı etrafımda 
     Düşerken içimin çığlıkları vuruyor yalnızlığıma 
     Kimse duymuyor, kimse bilmiyor karanlık dünyamı.

     Eskiden ilkbahar gibiydim cıvıl cıvıl, 
     Yemyeşildi çiçeklerim, solmak nedir bilmezdim. 
     Bir melodinin neşeli ritimleriydim 
     Çocukluktan kalmaydı hayallerim… 
     Yavaş yavaş sonbahara döndü umutlarım 
     Sarardı solmaz dediğim çiçeklerim 
     Ve döktü yapraklarını sonra bir bir baharım;
     kışı yaşadım… 
      


     Kışı öğrendim sonra, alıştım kışta yaşamaya 
     Ve tek mevsimim oldu tüm kasvetiyle… 
     Hüzünlü gecelerinde buldum kendimi 
     Yağmurlarıyla ıslandım boş ve uzun kış gecelerinin… 
     Oysa ne güzel bir ilkbahardım, sonbahara dönmeden, 
     Kışı hiç yaşamadan…  

     Hayallerimi yakıp ısındım ve tükettim düşlerimi… 
     Şimdi kışın sonundayım, tükendi tüm mevsimlerim 
     Döküldü tüm yapraklarım, ağaçlarım kurudu 
     Ve tek bir dalım kalmadı, tutunacak gücümde… 
     Dönüşü olmayan bir kuyunun tam ortasındayım 
     Ve hızla düşüyorum, hayallerimi ve düşlerimi tükettim 
     Şimdiyse yok oluşuma on kala kendimi tüketiyorum…   



    SUSTUM...


    Sustum ve gülümsedim..
    bir çığlık kanıyor demedim,
    en derininde yüreğimin...

    Gülümsedim...
    gülümsedim ve sustum...
    içimdeki volkanları boğarak...

    Sustum ve gülümsedim..
    susturarak içimdeki sabır taşını
    hüznü yüzümde,
    acıyı gözlerimde toplayarak...

    Demedim kimselere
    bir çığlık kanıyor,
    en derininde yüreğimin...
    bilirim acının dili olmaz...


    Sustum!
    sadece sustum ve gülümsedim!
    bastırarak içimdeki depremleri...
    hançeri sadece kendime sapladım.
    sapladım ve sustum!


    Sen uzaklardayken...

    Etiket güncelleştiriliyor...

    Yıldızlardan aldığım beyazlarla.
    Karanlığı tuval yapıp ayrılığı yok ettim.

    Sen uzaklardayken
    Ben şiirlerini okudum çatlamış fısıltılarla.
    Bin kez dokundum yazamadıklarına
    Anlamaya çalıştım anlatamadıklarını.

    Sen uzaklardayken
    Ben senli hayaller kurdum,
    Kimsesiz çocuklardan çaldığım hayal tozları ile.
    Yüzüne bakamadım ağlatırsın diye.

    Sen uzaklardayken
    Ben kaderimi parçaladım.
    Yazgımızın değişmesini istedim.
    Yaşanmış tüm günahları üstlenip ateşinle kavruldum.

    Sen uzaklardayken
    Ben göz yaşlarıma sevgimi gömdüm.
    Dudaklarımdan çıkan her sözcükte hayat bulsun,
    Yüreğime serpilsin diye.

    Sen uzaklardayken
    Ben mum ışığına resmini çizdim.
    Mum gibi bu ayrılık erisin diye.

    Sen uzaklardayken
    Ben, beni bırakıp gittiğin yoldan hiç ayrılmadım.
    Her giden otobüsün arkasından el sallayıp,
    Her gelen otobüste inmeni bekledim...

    Sen uzaklardayken
    Ben...

    SEN YOKSUN...


    SEN YOKSUN...

    Artık gücüm kalmadı Yoruldum...
    Sana verdiğim sözler vardı
    Bir bir hepsini unuttum.
    Kuruttum gözlerimi, ağlasamda bitti yaşlarım
    Akacaktı belki daha Tuttum...
    Yuttum yine bana kustuğun zehrini
    Canımı yaktı, içimi kanattı
    Sustum...
    Susturdum artık yüreğimi de
    Bağırdı, bağırdı
    Yeter dedim, ben bağırdım
    Korkuttum O korktu Ben korktum...
    Çoktum aslında ben, vardım
    Bir gülerdim içimden martılar uçardı
    Yüreğimden her gün bir kuş uçardı
    Bittim artık bende
    Yok oldum... Yokum.......
    Hani sen vardın ya bir zamanlar
    Uzak değildin, Sesinleydin. nefesinleydin
    Benimleydin Vardın Yoksun... Yoksun işte!
    Sende, Sende Yoksun.....!



    GİTTİN...



    BEKLE BENİ DEDİNN  GİTTİNN..ÖYLECE BIRAKDIN BENİ GİTTİN..ALDIRMADIN HİÇBİRŞEYEE  YADA ÖYLE GÖRÜNDÜN GÖZÜME.BÖYLE GEREKİYOR DEDİNN VE GİTTİN.KAÇINCII GİDİŞİNDİ BU KAÇINCI DÖNÜŞÜN.BAK YİNE GİDİYORDUN VE BEN YİNE AĞLIYORDUM.
     DÖNÜCEM DEDİN .BEKLE..HEP BENİMLE KAL DEDİNN BANA BEKLEMEYİ BIRAKIP GİTTİN.SEN HEP GİDİYORDUN VE BEN HEP SENİ BEKLİYORDUM.
      KENDİNE İYİ BAK DİYEMİYORDUN BAKMAM DİYECEĞİMİ BİLİYORDUN.KÖTÜ OLACAĞIMI BİLE BİLE GİDİYORDUN..
         VE BEN SENİ HALA BEKLİYORUM.BAK KAÇ ZAMAN GEÇDİ? NEDEN HALA GELMEDİN?SÖYLESENE NEDEN HALA YOKSUN.
                                                        DAHA NE KADAR BEKLİCEM!!!!
     
     
     HANİ GELİCEKDİNN
    SEN GİDİYORDUNNNN BENN BEKLİYORDUM
    VE GELİCEKDİN.
    SÖZÜNÜ NEDEN BOZDUN
    BENİ NEDEN BÖYLE BIRAKDIN..
     
     İZİN VERMİYORLAR DAHA FAZLA BEKLEMEME.BENİ GÖTÜRÜYORLAR.YOK O GELMİCEK DİYORLAR. ONLAR YALAN SÖYLÜYOR DEMİİ BENİ KANDIRIYORLARR..
     
      GÖTÜRDÜKLERİ YERDE BEKLİYORUM SENİ HALA BEKLİYORUM AMA SEN HALA YOKSUN...
         ANLIYORUM ARTIK SEN GELMİCEKSİN.YOKSUN.KANDIRDIN BENİ GERİ ASLA GELMİCEKSİN...BEKLEYEN DEİLİM BEN BEKLENENİM RÜYAMDA GÖRÜYORUM GEL DİYOSUN..BEKLEME BENİ BEN SENİ BEKLİYORUM DİYORSUN..
     
       ÖYLEYSE BEKLE BENİİİİ GELLLLİİYORUMMMM BURDAKİ HERŞEYİ BIRAKIP YIKIP YAKIPP SANA GELİYORUM..BEKLE BENİ BEN ÖLÜYORUMM VE SANA GELİYORUM...
     
     YOKSUN...SEN BENİ YİNE KANDIRDIN..BEN SANA ÖLÜP GELDİM..GELL DEDİNN GELLLLL BEKLİYORUM DEDİN GELDİM..BENİ YİNE KANDIRDIN..
      BURDAN GÖRDÜM SENİN YALAN DÜNYANI..BİR BAŞKASIYLAYDIN..SEN YALANCIYDIN..
           HERŞEYİMİ SENDE BIRAKDIMM BEN.SEVGİM VARDI  ALDIN,KALBİM VARDI ALDIN,GÖZYAŞLARIM VARDI BIRAKMADIN,BİR CANIM KALMIŞDI UĞRUNDA HARCADIM..ARIMDA KOCAMAN BİR DÜNYA BIRAKDIMM..
    ..BEN SENİN UĞRUNDA YOK OLDUM...



    YORULDUM

    DUMPes Ediyorum.
     

    Sevilmeye çalışmaktan

    Sevgin için çaba harcamaktan

    Vazgeçiyorum.

    Pes ediyorum,

    Çünkü yoruldum

    Vaktini çalmaya çalışmaktan

    Daima seni beklemekten

    Sen istediğinde seni görebilmekten

    Ve senin bunu pekte istememenden

    Yoruldum.

    Yönümü sen seçmekten,

    Önüne çıkabilmek için koşmaktan

    Ama bir türlü senle kesişememekten,

    Yoruldum.

    Belki bir şansım olurdu kaçsaydın

    Hani kovalar ve yakalardım

    Ama görmezden gelirken sen

    Her şey tüm çıplaklığı ile seriliyken

    Ve ben daha açıklayıcı olamazken

    Pes etmek düşer bana

    Paketleyip tüm hislerimi

    Toplayıp beklerken seni saldığım tüm köklerimi

    Yeni bir yola geçmek düşer bana


    gittin...

    Gittin...
    Ben, arkandan sadece baktım.
    Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
    "Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
    Gidersen sönecek içimdeki ateş
    ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
    Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
    O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.
    Konuşamadım...
    Gittin...
    Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
    Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu
    bacağımı bu kadar acı duymazdım.
    Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.
    Ağlayamadım...
    Gittin...
    Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
    Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek,
    tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.
    Anlatamadım...
    Gittin...
    Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
    Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?
    Ürperdin yine biliyorum.
    Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
    Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
    Tutamadım.
    Gittin...
    Bir yıkım gibiydi gidişin
    Sen adım adım uzaklaşırken benden
    Çöküp kaldı bedenim olduğu yere
    Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti
    Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.
    Kalkamadım...
    Gittin...
    Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum
    Hazırdım gidişine,
    Kaçak zamanları yaşıyorduk
    Zaman bitecek ve sen gidecektin
    Bense, gidişinin ertesi günü
    Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.
    Başlayamadım...
    Gittin...
    Bir şey söyledin mi giderken?
    "Kal" dememi istedin mi?
    Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?
    "Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?
    Beynim öylesine uğulduyorduki.
    Duyamadım...
    Gittin...
    Nereye gittiğin önemli değildi
    Binlerce kilometre uzakta da olsan,
    iki metre ötemde de farketmiyordu.
    Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
    Kurtulmalıydım senden,
    bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
    Kurtulamadım...
    Gittin...
    Unutulanların arasına katılmalıydım
    Anıları bir sandığa koyup
    hayatı bir yerinden yakalamalıydım.
    Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
    Yapamadım...
    Gittin...
    Bir okyanusun ortasında
    tek küreği kaybolmuş sandalda
    Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
    Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
    Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
    Bil ki; seni Unutamadım...

    SEVDASIZ ZAMANLARA MAHKUMUM

    SEVDASIZ ZAMANLARA MAHKUMUM

    Ne olsam tükettin beni
    Ben ateş oldum sen su
    Külleri yanıyor içimde artık
    Ben hıçkırık oldum sen avuntu
    Gözyaşı donuyor gözümde artık

    Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın
    Kendini hep imkansızlığına inandırdın
    Sen zamana ihtiyacın olduğunu söylerken
    Benim sana muhtaçlığımı çiğneyip gittin
    Beni sevdasız zamanlara mahkum ettin
    Ben aşk oldum, sen tükettin…
    Ne olsam tükettin beni…

    Sen benim her şeyim olmuşken
    Ben senin için hiç yoktum
    Benliğim ayak izlerinde kaybolmuşken
    Sen bana bir adım atmaya korktun
    Korkunun bedelini hep ben ödedim
    Her saniye biraz daha yalnız kalan aşkımı
    Paslanmış bıçakla yüreğime işledim
    Ve sen hep uzaktan seyrettin
    Ben biz oldum, sen tükettin…
    Ne olsam tükettin beni…

    Hayatta olmakla olmamak arasındayım
    Yüzümü kayıp ilanlarında ara
    Yaşamla ölümün ortasındayım
    Bil ki kapanmayacak açtığın yara
    Beni senin olan her şeyden mahrum ettin
    Ellerin…saçların…gözlerin…
    Ve beni sığdıramadığın taş yüreğinle
    Ben sen oldum, sen tükettin…

    tek dostum yanlızlığım...

    Sen gideli çok oldu,

    Bir sevdam kaldı bende geriye.

    Sakın verme sendeki sahte aşkı ellere sevda diye.

    Her şeyin bende sevdiğim sen nerdesin

    Aldanışlarım, alışkanlıklarım bir de yalanların kaldı sende, sakla .

    Yakışır sana

    Elvedasız gitmen acıttı canımı varlığında çektiğim acıdan daha çok.

    Çok değilmiş varlığın

    Oysa o boşluğu dolduran benim tek dostum yalnızlığım

    Etiket güncelleştiriliyor...


    VAZGEÇTİM SENDEN...

    Bu
    yazdığım son satırlar sana...
    artık ne ismim ne şiirlerim
    ne gölgem çıkmayacak karşına
    hiç bir yerden...

    hiç bir şey
    beni hatırlatan hiç bir iz kalmayacak
    ne günden ne geceden...
    bir yaş gibi siliyorum kendimi gözlerinden.. .

    duymayacaksın artık
    ne ses ne nefes
    ne şarkı ne sitem
    hiç bir şey kalmayacak maziden

    bana ait ne varsa alıp
    yaralı bir güvercin gibi
    son bir çırpınışla
    uçacağım ellerinden

    ne lodos fırtınalarım olacak artık
    seni rıhtımalara sürüyen
    ne de poyrazlarımda
    acı soğum kalacak iliklerine dek işleyen ...

    hüzünlü eylüllerimi
    kasvetli şubatlarımı
    kararsız mayıslarımı
    ve çorak ağustoslarımı alıp gidiyorum
    bu taşı toprağı
    havası suyu sen olan şehirden....

    sokak çocuklarının kocaman kara gözlerine bakıp ta
    uzanan avuçlarına bıraktığın bozuk para misali
    verdiğin sevgiyi dağıt şimdi
    kime istersen

    derin bir nefes gibi içine çekip
    sonra bıraktığın ben
    vaz geçtim senden...

    hadi şimdi git nereye gidersen
    camlarda yol gözleyen telaşlı bir anne gibi
    merak eden
    ve seni senden çok düşünen ben
    vaz geçtim senden...

    Gidişinin ardından...



    Sensizliğin İlk Sabahı
    Bu sabah hüzünlüyüm, dokunsalar ağlarım..
    Kalbim acılarla dolu, yokluğunun ilk sabahında..
    Unutmuşum saatleri, zamanlar durmuş senin için..
    Gidişine sabahlar bile isyan etti....
    Sensiz güneşler bile doğmuyor, gözlerimde..
    Zaman acımasız, zaman hain....
    Bir sözünle güneşler batırmışsın, sabahlarımda..
    Atmış gitmişsin beni bir köşeye..
    Yokluğun bana doyar, ben yokluğuna susamışım..
    Aklıma geldiğinde yudum yudum tükenirim..
    Yokluğunun ilk sabahında...
    Bir gün gelir bende çekip giderim sevginden..
    Ama ozamana kadar bin kere ölürüm..
    Bin kere dar ağacına asarım duygularımı..
    Ama yinede fayda vermez, isyan ederim kaderime..
    Dudaklarım boykot etmiş adını , zamansız..
    Matemini dalga dalga yazarım gecelerime..
    Gözlerim seni ağlar, ellerim seni yazar..
    Ben çeker giderim hayatından, sen kalırsın o şehirde..
    O şehirde insanlar çabuk unutulur, çabuk biter sevgiler..
    İçeceğim yokluğuna , bu gece nöbet nöbet..
    Lanet olsun bu karşılıksız sevdalarıma..
    Lanet olsun beni hiç sevmemişliğine....
    Benim olmayacağını bilerek yazacağım..
    Ve benim hiç olmadığına içeceğim..
    Vaad edeceğim bir şey yok sana benden başka..
    Ama sen beni anlamadın istemedin asla...
    Uzaklarda ışık var ama senin ışığına benzemez..
    Öyle bir ateş yaktın ki bende yazmakla bitmez..
    Sen beni aramazsın, özlemezsin biliyorum..
    Ben seni esen yellerden bile soruyorum...
    Öyle bir şarkı olsa ki seni anlatmasa..
    Öyle bir şiir olsa ki seni yazmasa..
    Öyle bir gün olsa ki senle doğmasa..


    LANET OLSUN...



    Her ne kadar, sen demiş olsan da bana, bu kez ben bunu yürekten söylemek istiyorum.

    “Beni çok arayacaksın ve bir gün arkana dönüp baktığında, yeniden birlikte yaşamak için her şeyi, çok geç olmuş olacak…”

    İnadını, gururunu sende bıraktım… Bende sevgin kaldı. Çünkü içimde yaşayan hiçbir gurur, ne seni aramama engel olabildi, ne sormama… Sana göre gurursuzluğu hep ben yaptım. Belki o eski günleri yeniden geri getiririm diye çok uğraştım…

    Bu uzun bir yazı olmayacak, kısa ve öz bir yazıdır. Ya da sonun yüklemi…
    Senin dediğin bir şey daha vardı ve ben bunu hiç unutmayacağım.
    Birlikte geçirdiğimiz zamanlar için şunu demiştin, “Hayallerle uğraşamam. Artık gerçekleri yaşıyorum”
    Öyle olsun. Yaşadıklarımızı “hayal” düş defterine...
    “Gerçek dünyadakiler” mutlu edecekse seni; eyvallah…

    Tutuyorum kendimi… Bir hafta oldu, elim telefona kaymadı, sana mesaj atmadım. Ki sen hiç atmadın bana…
    Bir hafta oldu, hiç sormadım adını kimseye…
    Sildim telefonlarını, fotoğrafların ve ardından kalan birkaç yazı…
    “Hayal Dünyasından” arta kalan ne varsa; “gerçeklerle” yüzleşti birden…

    Git…
    Canın nereye isterse…
    Sev kimi seversen…

    Tükendim, sana gelmeden gururunda boğulmaktan ve tükettim gerçeklerimi “hayallerinde” harcamaktan…

    Aylarca yaşanmış delicesine bir aşka, “hayaldi” dersin öyle mi? Ve sen bu hayalden kotarıp kendini, “gerçekleri” yaşamaya başlamışsın…

    Seninle yaşadığım her saniye “hayalse” eğer, “Gerçeklerine” lanet olsun!